İNOVASYONLA GELEN UMUT

0
1129

İnovasyon markalaşmanın ve yenilenmenin diğer adıdır. Bu nedenden dolayı İnovasyon gelişen teknolojiyle beraber toplumun vazgeçilmezlerinden biri olmuştur. Burada hizmet üstünlüğü, markalaşma ve yenilenme ön plandadır.

Firmaların ayakta kalabilmesi, rekabet üstünlüğünü sağlayarak varlığını sürdürebilmesi, kendini geliştirmesi ve ilerlemesi için gerekli olan en önemli unsurdur inovasyon.

Şirketlerin ayakta kalması ve sürecinin sağlam ilerlemesi için rehberlik, etkili iletişim, şirket bilinci, liderlik, doğru koordine olma ve olumlu sinerji çok önemlidir.

Tepeden başlayan liderlik, en alttaki bireye kadar uyumlu bir şekilde devam ederse süreç hızlı, etkili ve verimli olur.
Ben de inovasyonun önemini anlamak ve daha iyi nasıl kullanabileceğimi öğrenmek amacıyla Türkcell’in fuarına gittim.
Yaklaşık 100 fikir önderinin konuşmacı olarak katıldığı etkinlikte, bu yılın ana teması “Türkiye Yapar” ve “İnsan İçin Teknoloji”ydi.
Alanında lider olan Türkcell, her alanda olduğu gibi iletişim, eğlence, müzik, tv, ticaret ve e-ticaret uygulamalarında da bir numaraydı.

Türkcell’in yaptığı faaliyetler uzmanların hazırladığı sunularla anlatıldı. Bu konuklar arasında çok tanışmış isimler de vardı. Bunlardan biri de sanatçı, yatırımcı Mustafa Sandal’dı.
Konuşmacılar arasında en çok hoşuma giden Kaan Terzioğlu’nun gündemi ait konuşması oldu. Dijitalde yaşanan dönüşümü anlatan Terzioğlu; Dijitalin kelime köküne inip, ‘digit’in neden, nasıl doğduğuna kadar pek çok şeye değindiği gibi dijitalde yaşanan dönüşümü detaylandırdı ve bilgiyi işlemenin önemini de anlattı.
Fuarda dikkatimi çeken şeylerden biri elektrikle şarj olabilen araçlardı. Maksimum gücü 1900 watt olan motosikletler vardı, yeni kuşak araçlardan.
Bu motosikletler daha önce gittiğim inovasyon fuarını hatırlattı.
Lütfi Kırdar’daki nano teknolojinin anlatıldığı fuara dünya çapında isimler gelmişti.
Geleceğin çığır açan alanlarından biri olan nano teknoloji hem yeni bir alan olması hem de birçok iş kolunda kullanılması açısından, sektörlerin vazgeçilmeziydi.
En yakın arkadaşımın tez konusu olan nano teknoloji, epeyden beri takip ettiğim konulardan biriydi. Ben de bu tür konferanslara katılarak konu hakkında bilgi edinmeye çalışıyordum.
Konferanstan sonra yukarı kattaki otomobillerin olduğu alana geçmiştim. Burada lisans öğrencileri üniversitelerini temsilen, misafirlere açıklamalarda bulunuyorlardı. Bunlardan en ilginci İstanbul Üniversitesi’nin yaptığı otomobillerdi. Yarış arabası tarzında planlanan araçlar, 300 kg ağırlığında ve beyaz renkteydi.
İstanbul’dan Ankara’ya 6 saat 10 dakika da giden bu araçlarla seyahatin maliyeti 7.2 TL’ydi, ayrıca bu otomobil TÜBİTAK enerjili araç şampiyonu olmuştu.

Bu vesileyle bir AR-GE çalışması olan MİLAT 1453 Ekibini ve bu ekipte faal olarak çalışan öğrencileri ve akademisyenleri tekrar kutluyorum.

Turkcell’in zirvesindeki en beğendiğim şeylerden biri de robot teknolojisiydi.

Robotların hayatımızdaki yeri, kolaylaştırıcı özellikleri ve gelişimi, “insan için teknoloji” başlığı altında tartışıldı.

Ufuk açan yenilikleri barındıran akıllı teknolojileri, siber güvenlik sistemlerini ve bunun gibi idealist çalışmaları gördükten sonra geleceğe olan güvenim daha da arttı.

Ve çocuklar… Mardin’in Midyat ilçesinden öğretmenleri Yusuf Tongüç’le gelen, gözleri Anadolu gibi kokan, yüreğiyse geleceğe umutla bakan, beş akıllı çocuk…

Onlarla sohbet edip, yaptıkları tasarımları gördüm ve hayal güçlerine hayran kaldım.

Bu çocuklara sponsor olan büyük güç Türkcell’di. Okullara yaptığı sınıflarla eğitime destek olduğu gibi “Kardelenler”e sponsor olduğu gibi bu çocuklara da ışık oluyordu.

Çocukların çalışmaları ve teknolojinin ulaştığı son nokta beni çok mutlu etti.

Sonra kendi kendime düşündüm; fotoğrafta yanımda duran bu çocuklardan biri, neden bir Einstein, neden bir Aziz Sancar olmasın???

Neslihan Minel