17.9 C
İstanbul
27 Mayıs 2024, Pazartesi
spot_img

SÖZÜN BÜYÜCÜSÜ; YAŞAR KEMAL

Yoksulluk, insanoğlunun başına gelen en büyük felakettir…
Yoksulluğa karşı savaşı amaç belledim. İşkence, savaş, yoksulluk, sömürü, insanlık suçlarıdır.
Yaşar Kemal

Yaşar Kemal’in gerçek adı; Kemal Sadık Gökçeli’ydi. Üç buçuk yaşında sağ gözünü kaybetti. Dört buçuk yaşında babası, gözünün önünde öldürüldü. Bu olaydan sonra kekeme oldu. On iki yaşından sonra düzgün konuşmaya başladı…

Ortaokuldan sonra folklor derlemelerine başladı. Bu derlemeler 1943’de Adana Halkevi tarafından; “Ağıtlar” olarak basıldı. Daha sonra ağıtlarla şiirleri birleştirdi. Halkın arasında aşıklık geleneğine uygun olarak, sabahlara kadar atıştı. Bu da onun kültürünü zenginleştirdi.

Öğretmen vekilliği, traktör sürücülüğü, pamuk tarlalarında ırgatlık, çeltik tarlalarında kontrolörlük, arzuhalcilik, balıkçılık yaptı. Genç yaşta okuduğu Don Kişot’un etkisiyle, sözün büyücüsü, oldu.

Toplumsal sorunları masalsı bir dille anlattı. Türk edebiyatında Nâzım Hikmet’ten, dünya edebiyatında; Çehov, Balzac, Dostoyevski, Gogol gibi dev isimlerden etkilendi. Belki de onlar sayesinde bu kadar büyüdü ve Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterildi.

İnce Memed I,II, III, IV, Ağrıdağı Efsanesi, Kuşlar da Gitti, Binboğalar Efsanesi, Yusufçuk Yusuf, yazarın en bilinen eserleriydi.

Yaklaşık otuz iki yılda tamamladığı ‘İnce Memed’ serisi; Çukurova’nın yoksul halkına arka çıkan İnce Memed, karakterinin halkı için savaşmasını konu alıyordu.

İnce Memed; “Türk Edebiyatının Gelmiş Geçmiş En İyi 100 Romanı” listesinde bir numara seçilmişti.

Zalimle, mazlumun kavgasını anlattı, İnce Memed’de. Onun yanında Cabbar, Iraz Kadın, Süleyman Emmi vardı… İnce Memed, destansı roman olmakla beraber, insana kaderi de sorgulatıyordu.

Onun yıllar önceki korkusuz savaşı, aslında şimdi de devam etmeliydi. Çağdaş İnce Memed’ler olsaydı, Afrika’daki açlık olmazdı. Mazlum çocuklar fakirlik içinde ölmezdi. Yeryüzünde gelir dengesi sağlanır, adalet yerini bulurdu. Dünya nimetleri herkese yetecek kadar çoktu.

Yaşar Kemal, gazetelerde fıkra yazarı olarak çalıştı. ‘Yanan Ormanlar da 50 Gün’ röportajıyla dikkat çekti. Kitapları gazetelerde tefrika edildi. Bu dönemde Thilda Serrero ile tanıştı. Bu olay hayatının dönüm noktası oldu. Thilda Serrero, yazılarında yardımcı oldu, daktiloya çekip, İngilizce’ye çevirdi. Bu da Thilda’nın iyi bir eğitim ve kültür seviyesinde olduğunu gösteriyordu.

Yaşar Kemal’in Fransızca, İngilizce, İtalyanca, Rusça, Rumence gibi daha bir çok dillere çevrildi eserleri.

Abidin Dino, Arif Dino, Güzin Dino ile arkadaşlığı gelişimini olumlu yönde etkiledi. Özellikle Arif Dino, hayatına çok şey kattı.

Atatürk’ün bağımsızlık politikasını, Tonguç’un demokratik eğitimini, Nazım Hikmet’in ulusal şiir anlayışını benimsedi.

Kitaplarında; insanı, aşkı, doğayı, çevreyi, zalimleri, yoksulluğu anlattı. Eşitsizlik gibi toplumsal meselelerin üzerinde özellikle durdu.

Otun, çiçeğin, mazlumun dili oldu. Doğayı, hayvanı korudu, insanı sevdi. Bunu da; “yeni bir kuş tanımak, yeni bir insan davranışına tanıklık etmek, benim için bir sevinç, bir aydınlık kaynağıydı” diye ifade etti.

Anadolu insanı, masalsı diliyle sırdaşı, satırdaşı olmuştu. Onun satırları kilim nakışı gibi ince ve zarifti. Ne fazla bir kelime, ne de eksik bir anlatım vardı. Sular gibi çağlıyordu kelimeler, coşarcasına ırmaklar gibi…

Karıncalar, arılar, kuşlar yazma serüvenine yoldaş oldu. Mavi rengi bir ressam gibi serpiştirdi satırlarına. Özgürlüğün rengi olmasından mıdır bilinmez, güç verirdi anlatımına, varoluşun mavisi.

Fabrikalarda çalıştığı için halkı iyi tanıdı. Gelir dengesizliğini, yorgun kimsesizleri, açlığı, adaletsizliği kavradı.

Eserleri, Rus yazarların izlerini taşıyordu; Çehov gibi Gorki gibi. Kuru ekmeğe muhtaç insanlar vardı satırlarında; ırgatlar, yoksullar, ezilenler vardı.

Destansı diliyle Anadolu’nun sesini dünyaya duyurdu. Halk diliyle evrenselliğe ulaşan ünü, onu çağdaş Homeros yaptı.

Filmleri çekilen eserleri; Ölüm Tarlası, Murad’ın Türküsü, Bu Vatanın Çocukları, Yılanı Öldürseler, büyük beğeni topladı.

Thilda Serrero’nun ölümünün ardından söylediği:

“Biz iyi insanlardık, iyi insan olarak yaşadık.”

“İnsan evrende gövdesi kadar değil, yüreği kadar yer kaplar.”

“O güzel insanlar güzel atlara binip gittiler” sözleriyle akıllarda kaldı.

Öykü, derleme, destansı roman, çeviri, hikaye, şiir alanında 60’dan fazla eser veren bu deha ismi 2015 yılında kaybettik!…

6 Ekim 1923 yılında doğan; gözüyle kartal avlayan adam; Yaşar Kemal’i doğumunun yüzüncü yıl dönümünde saygıyla anıyorum!…

Neslihan Minel

Facebook Yorumları
Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Diğer Yazıları

Bizi Takip Edin

232BeğenenlerBeğen
114TakipçilerTakip Et
349TakipçilerTakip Et
2,290AboneAbone Ol
- Reklam -

En Son Eklenenler