16.2 C
İstanbul
6 Ekim 2022, Perşembe
spot_img

Vatanımın üstünde hür esen rüzgârlar

Vatanımın üstünde hür esen rüzgârlar,
söyler kıvrak bir dağ türküsü.
Gökte yıldızlar çakmak çakmak,
geceye yakılan bir kına sanki.
Dağılmış yollara mâsum insanlar,
ayakları sızlıyor yorgunluktan.
Gam kervânı yüklenmiş sırtlarına;
yedi iklim, dört cihan uykuda.

Vatanımın üstünde hür esen rüzgârlar,
topuz topuz yücesinde bir deli duman.
Dalyan boylu yiğitler
ve pek maharetli kadınlar.
Çocukları pek akıllı, gençleri pek civan.
Günleri geceye yıkılmış neylersin ki,
dilleri bir figân sarmış;
çok ağlamışlar, çok yanmış canları.
Bir bir sönüp gitmiş yıldızlar,
her yıldızla bir can daha gitmiş.

Vatanımın üstünde hür esen rüzgârlar,
akşam gelip konmuş omuzlarına.
Bir hevesle ufka bakmışlar,
toprağın bereketinden nasiplenmek istemişler.
Şimşekler yağmış başlarına,
yüce dağlar mosmor.
Saçları yapışmış alınlarına,
yüzlerini is kaplamış.
Var git, bir suâl eyle;
kalmak mı istersiniz, gitmek mi ölüme?

Vatanımın üstünde hür esen rüzgârlar,
dört mevsimde kırk dert açmış.
Kırçıllanmış gözleri diken diken;
bilinmez, hangi derinlere dalmışlar.
Sırasında en hoyrat yalnızlığın,
tutunmak istemişler boş bir hayâle.
Çelik direk mermer döşek,
bir başına saltanat sürer.

Alkım Saygın

Facebook Yorumları
Önceki İçerikDUŞ İŞLERİ
Sonraki İçerikBALIKÇI

Diğer Yazıları

Bizi Takip Edin

232BeğenenlerBeğen
114TakipçilerTakip Et
346TakipçilerTakip Et
2,040AboneAbone Ol
- Reklam -

En Son Eklenenler