DUAYEN FOTOĞRAFÇI; ARA GÜLER

0
1696

Her yıl yeni başlangıçlar olmakla beraber yeni kayıplar da oluyordu.

Özellikle bu kayıplarımız duayen insanlardı.

2018 yılı yenilikler getirdiği kadar kayıpları da getirmişti. Ben de yaklaşan yılsonuyla beraber kendi kendime bu yıl ki kayıpları gözden geçirmeye başladım.

Stephen Hawking, Agop Kotoğyan, Aydın Boysan, Prof. Dr. Semavi Eyice vs…

Dün akşam bu isimlere biri daha eklendi.

Dünyaca ünlü sanatçımız Ara Güler’i kaybettik.

Kendisiyle defalarca karşılaşma ve sohbet etme şansına sahip olduğum, fotoğraflarındaki dikkat ve gizeme hayran kaldığım, neden böyle fotoğraflar çekemiyorum diye hayıflandığım bir isimdi Ara Güler.

En son Beyoğlu’nda görüştüğümüz de, Picasso’sundan bahsetmiş; “Biz kuyudan su çekiyoruz artık kızım” demişti.
Öleceğini anlamış gibi…

Her görüşümde onu biraz daha yaşlanmış görüyordum. Vücudu yıpranıyor, konuşması daha da yavaşlıyordu. Ama hafızasında her hangi kayıp yoktu, her şeyi hatırlıyor, her zamanki esprili diliyle cevaplar veriyordu.

Tosbağa sokaktaki, Ara Kafe dostlarını ağırladığı en güzel mekânlardan biriydi. Hayranları orada bulacağını bilir, akşamüzeri ziyarete gelirdi. Kalabalığın içinde onu görmeniz hiç de zor olmazdı.

Mütevazı bir tavırla sohbet eder, fotoğraf sanatıyla ilgili sorularınıza cevap verirdi.

Bu alçak gönüllüğünden olacak ki başı hep kalabalık olurdu.

Fotoğrafçılık; dikkat, akıl ve pratik zekâ gerektirdiği kadar, matematik ve derin sanat gücü de gerektirir. Rüzgârı ve güneşi iyi kullanabilmek, ışık oyunları ve renklerin dansı çok önemlidir.

Enstantane, Diyafram, Hiperfokal mesafe ve simetri ayarları matematik zekâsıyla ilgilidir.

Bunlar kişinin teknik bilgisiyle akalı şeylerdir ve kadrajına doğrudan yansır.

Fotoğrafçı, çok gezmenin ve çok görmenin verdiği tecrübeyle derin tarih birikimine sahip olur.

Bu anlamda Ara Güler’in muhabir olduğu yıllardaki birikimi çok fazlaydı. Yazsa ciltler dolusu kitap olurdu.

Ara Güler, bütün bunları, aklını ve tecrübelerini iyi kullandığı için aranan bir fotoğrafçı olmuştur.

Onu gazeteci, muhabir olarak tanıdığım kadar zengin arşiviyle de tanıdım. O kadar fotoğrafı nasıl çekmiş, nasıl muhafaza etmiş şaşırmamak elde değil.

Yıllarca muhabirlik yapan, çeşitli iletişim kaynaklarında çalışmalarını sergileyen, hakkında yazılın, çizilen, belgeseller yapılan büyük bir adamdı.

Onun arşivi birçok kitap çalışmasında ve televizyon yapımında kullanılmıştı.

Fotoğraf ve fotoğraf sanatı denince akla gelen ilk isimdi o.

Beyoğlu Belediye’sinde bir etkinlik düzenlenmişti onun için. Yakın zamanda da Bomontiada’da Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi ile Müzesi açılmıştı.

Ara Güler, bugün aramızdan ayrılsa da tarihimize, kültürümüze kattığı zenginlik ve birikimle daima yaşayacak, ondan kalan fotoğraflar geleceğimizi aydınlatmaya devam edecektir.

IŞIKLAR İÇİNDE UYU GÜZEL İNSAN!!!

Neslihan Minel