14.5 C
İstanbul
21 Ekim 2021, Perşembe
spot_img

KÜÇÜK İNSAN

Şakacıktan söylediğimi, mizah olsun diye böyle cümleler kurduğumu düşünenler var. İster inanın ister inanmayın. Küçücük bir insanım ben. Sıradan, basit… İnsanları şaşkınlığa uğratacak, hayretler içinde bırakacak hiçbir özelliğim yok. Beni anlamak için kocaman çetrefilli cümlelerle psikolojik çözümlemelere de gerek yok. Her insanın iki hayatı vardır diyorlar. Biri kendine, öteki etrafındaki insanlara… Benimki bir buçuk… Buçuğun içinde sokaktaki insanlardan gizlediğim yaşamım var. Kızınca ettiğim küfürler, hırçınlıklarım ve inatçılığım. Pasaklılığımı söylemeye bile gerek yok. Örneğin burnumdan nefes alamadığım da deliye dönerim. Başıma ağrılar girer. Bu yüzden çeşme başında çok tuhaf sesler çıkarırım. Komşular bile duyuyor olabilir hatta. Ama bu benim suçum değil. Apartmanların duvarlarını çok ince yapıyorlar.

Küçücük, sıradan, basit bir adamım ben. Aklımda karmaşık fizik problemleri veya matematik denklemleri gezdirmem. Beynim boş bir teneke sayılmasa da karmaşık düşünme algoritmaları ile gezip dolaşmam. Tuzlu fıstıkla aramızda çok sıkı fıkı bir ilişki vardır. Bir bira açtım diyelim. Bir kase de tuzlu fıstık koydum önüme. Bira yarıya gelmeden fıstık hep biter. Üç gün önce açlığımı yatıştırsın, azar azar yerim diye kendime tuzlu leblebi aldım. Çok acıktığımda, eğer yemek saatine çok vakit varsa bir avuç alıp yiyecektim. Kendi koyduğum kotayı aşıp iki günde bitiriverdim. Obur insanlar veya sabırsızlar her zaman şişman olur? Hayır, çok şişman falan değilim. Balıketiyim. (Camgöz) Seksen ile seksen iki kilo arasında gidip geliyorum. Nedendir bilinmez odamdaki terazi bir türlü beni doğru tartmıyor. Yerini değiştiriyorum gösterge değişiyor.

Küçücük sıradan, öylesine ve basit bir adamım ben. Her ay maaşımdan birazını illa biriktirmeye çabalayıp dururum. “Sen hiç ölmeyecek misin?” diyenlere aldırmam. Sağlık var, hastalık var, der tuttuğum yola devam ederim. Bazı işlerde gösterdiğim çabaya kendim bile şaşırıp kalırım. Bazen de her işim baştan savma. Sürekli koyu renk giysiler giyerim. Ama aslında renkli, rengârenk olan her şeyi çok severim. Berbere gitmeyi hiç sevmem. Üstelik adamcağız çok saygılı ve az konuşan biridir. Yaptığım düpedüz haksızlık yani. Diş hekimlerinden korkarım. Gece karanlığında mezarlıklardan… Korku filmlerinden zerre kadar hoşlanmam. Korkmayı bırakın heyecan bile duymam. Zeki, çok başarılı veya olağanüstü yetenekleri insanlara hayranlık duyarım. Kendim öyle biri olmadığım için de hem kıskanır hem imrenirim. Sıra dışı olmak için sürekli suç çizgisinde dolaşan veya gereksiz riskler alan insanlardan tiksinirim. Kendim gibi sıradan insanları severim. Ben de öyle olduğum için belki de onlarla kendimi rahat hissederim.

Öylesine, tanıdığınız binlerce insan gibi biriyim ben. Hiçbir ışıltısı, orijinal ve yaratıcı düşüncesi olmayan bir adamım. Klasik Türk Sanat Müziği diye tanımlanan şarkıların çoğunu sevmem. Ama ezgiler dönülmez akşamın ufkundaysa işler değişir. Resim sanatı, heykel veya diğer plastik sanatlar konusunda çok cahilim. Yaşamımın çok uzağında tuttuğum iki konu var. Birisi astroloji saçmalığı, ötekisi futbol… Çocukken ve liseye başladığım yıllarda dindar olma çizgisinde birazcık dolaşmıştım. Katı düşünce kalıpları ve onlara tutkuyla adanmak beni aşıyor. Ve beni edilgen varsayan, sürüye dahil bir sayı oyarak gören her türlü yaklaşımdan kaçıyorum. Rekabetçi biri değilim. Bu nedenle kağıt oyunlarından hiç zevk alamadım. Satrancı severdim ama kayda değer bir başarım da olmadı. Düğünlerde deli gibi eğlenen ve oynayan insanları görmek beni her zaman mutlu etmiştir. Sıra bana gelince düğünlerde oynamayı, cenazelerde ağlamayı bir türlü beceremedim. Sosyal biri değilim. İnsanları severim ama kendime zamanım kalsın, uyuzlanayım ve kimse ilişmesin isterim. Arkadaşlarımın doğaçlama fikirlerle ortaya çıkıp şunu yapalım, şuraya gidelim önerisi bana hiç çekici gelmez. Günümü aklımdaki sırayla yaşamayı severim. Bakkala peynir için gidersem sadece peynir alırım. Bulaşık deterjanın bittiğini fark etmiş olsam bile aklıma gelmez. Kasiyerlerin şu kadar alış verişe filanca ürün bu paraya demeleri bana hiç etki etmez. Bir keresinde eşime ihtiyaçlar ertelene ertelene tamamen ortadan kalkabilir demiştim. Nasıl diye sormuştu. Örneğin bir paltoya ihtiyacım var. Hep erteliyorsun bahar geliyor. Artık seneye alırım. Kısmetse yani… Gözlerini kocaman kocaman açıp bana dikmişti. O bakışları nerde görseniz tanırsınız. Aklımı kaçırıp kaçırmadığını anlamaya çalışıyordu.

Basit, ortalama ve sıradan bir adamım ben. Yaşamım boyunca hiç kahramanlık yapmadım. Olağanüstü olarak tanımlanabilecek hiçbir olayın içinde yoktum. Göze batan, dikkat çeken biri değilim. Ne gökyüzünde uçmaya heves ettim, ne de denizlerin dibine dalıp başka dünyaları keşfetmeye. Benim için spor yapmak yürümekten ibarettir. Her gün yürümek için zaman ayırmaya çalışırım. Birkaç kez aynı güzergâhta yürüyünce de sıkılırım. Ara sokaklara, bilmediğim caddelere inerim. Denizi severim. Bir ırmağın veya bir gölün kıyısında olmayı… Hiçbir yerde saatlerce oturamam. Yemek saatlerim düzenli olsun isterim. Akşamüzeri bir parça börek veya kurabiye eşliğinde çay içmeyi hiç sevmem. Çünkü yemek alışkanlığım bozulur. Ne tam tok, ne de acıkmış olurum.

Atsan atılmaz, satsan satılmaz bir adamım ben. Çatışmadan, gerilimlerden hep kaçınırım. O yüzden geçimli biri olduğumu söylerler. Güzel filmleri severim. Güzel kitapları. İnce bir damak zevkim yoktur. Etten daha çok sebze severim. Yılda birkaç kez arkadaşlarla oturup birkaç kadeh parlatmayı da… Ömrüm boyunca bir ya da iki kez ayakta duramayacak kadar sarhoş oldum. İçtiklerimi midemde tutamayacak kadar ileri gittim. Otuz sene falan önceydi sanki. Rakı masalarının sürekli kendini yineleyen sohbetleri vardır. Her akşam, her hafta içsem ölürüm, dayanamam.

Sokakta yanından geçip farkına bile varmadığınız o adamlardan biriyim ben. İçimden şarkılar mırıldanırım. Hangi şarkı, nereden çıkıp gelir ve aklıma yapışıp kalır bilemem. Yolum ıssıza düşmüşse yürürken ıslık çalarım. İçimden severim, içimden üzülürüm, içimden kırılırım. Hiç kimseye söylemeden, sitem etmeden, kendiliğimden. Bir arkadaşıma söylemiştim. Böyle olmaz, demişti. İçine ata ata şişersin. Bir gün gelir hepsi taşar, saçılır. Psikolojin bozulur. Ne doldu, ne taştı? İnsanın içi meğer çok genişmiş.

Küçük insan olmayanlar beni anlamazlar. Hiç kimseyle yarışmak zorunda değilim örneğin. Kusursuz olmak, en güzelini yapmak, en başarılı olmak, herkesten daha iyi olmak çok yorucudur. Sıradan biriyim ben. Hata yapınca özür dilerim. Pişmanlık duyarım. İşin rengine göre uzun veya kısa bir süre canım sıkkın dolaşırım. İştahım azalır. Çayın tadını alamam. Uykuyu yakalamak zorlaşır. Ne kadar sürerse sürsün illa ki gelip geçer.

Temmuz 2021
Seyfullah

Facebook Yorumları
Önceki İçerikPAPAZ BÜYÜSÜ
Sonraki İçerikTHE MATRİX

Diğer Yazıları

Bizi Takip Edin

232BeğenenlerBeğen
98TakipçilerTakip Et
339TakipçilerTakip Et
2,010AboneAbone Ol
- Reklam -

En Son Eklenenler