Bu yaştan sonra

0
3346

Her yaşın ayrı güzelliği var denir ya, diyene itiraz etmem ama ben hiç demem. Gençlik güzeldir’cilerdenim ben, her anını hatta her konuştuğumuzu, gülüştüğümüzü, hayal kırıklıklarımız dahil dolu dolu yaşadığımız, hiç bir anını unutmadığım sorunsuz biraz da sorumsuz gençlik günleri.
Çok güzeldi.

Ara yıllar hayat mücadelesine karıştığımız yıllar, ve elbet sevgili çocuklarımızı büyütme, yol gösterme, örnek olma, iyi eğitim almaları için doğruyu arama çabalarımız. Çocuklar söz konusu olduğunda onlarla geçirdiğimiz her saniye güzel, katmıyorum muhabbete bu ayrıcalığı.
Ve nihayet “bu yaştan sonra” yaşlarımız.
Çok güzelmiş.

Kimbilir ne darladık büyüklerimizi bizim şimdi yaşadığımız yaşlarımızı yaşadıklarında, giyimlerine karıştık, danslarına söylendik, saç boyalarına, havalı gözlüklerine, azıcık kısa eteklerine, kot giyme heveslerine, daha daha nelerine hep “bu yaştan sonra” diye başlayan cümlelerle. Sabırla gülümsediler. Ama dinlemediler! Annem pullu payetli bluzları giydikçe, saçlarını hiç sevmediğim sarıya boyattığında (beyazları en iyi kamufle eden renk, gel benim yaşlarıma anlarsın derdi rahmetli, anladım) çok kızardım. Hiç kızmazdı, bildiğini yapardı.
Ne hatalıymışım. Çünkü;
Hayatın en hoşgörülü, en sabırlı, en tahammüllü, en anlayışlı yaşlarıymış “bu yaştan sonra” yaşları. Ve yine gençlik gibi heyecanlı, hayat dolu yaşlarmış.

“Bu yaştan sonra”nın bi kaç adım sonrası geri dönüşe geçeceğini bilmek, artık reflekslerinin bile yavaşlayacağı gerçeğini kabul etmek, ve hala yapmak istediğin pek çok şey olduğu gerçeğinin telaşına kapılmak, ve yapmak, giymek, gezmek, hayatı daha dolu yaşamak için sabırsızlanmak. Ve bütün bunları gerçekleştirmek.

Ben şanslıyım, çocuklarım beni “bu yaştan sonra olmaz, yakışık almaz” diye kapandığım her gün beni cesaretlendirdiler. Benimle dans ettiler, en tembel günümde “sensiz asla olmaz” diye beni hayata bağladılar, “anne ne böyle yaşlılar gibi, renklen biraz” diye hayatın renklerini sürdüler önüme. Eminim benim kuşağımın anneleri babaları bu keyfi yaşıyorlardır, çünkü artık gençler bizim dönemimizdeki kadar katı değiller, yaşayın dibine kadar onların diliyle:)

Çünkü artık çok heyecanlı ama sabırlıyız, artık çok hevesli ama haddimizi aşmayacak kadar bilinçliyiz, geriye döndüğümüzün farkındayız ama yaşam doluluğumuzla çocuklarımıza güzel hatıralar bırakacağımızın da farkındayız, artık bacaklarımız eskisi gibi kuvvetli taşımıyor bedenlerimizi ama yedek ayakkabılarımız çantamızda oldukça dayanabileceğimizi, ve artık birbirimize dayanarak çok uzun yolları katedebileceğimiz gerçek dostlarımız olduğunun güvenindeyiz, ve biz biliyoruz ki “bu yaştan sonra” yavaş yavaş, birer birer terkederken dünyayı geride yaşanmamış hiç bir mutluluk bırakmaya gerek yok, yaşayalım gitsin o “elalem ne der” klişesine takılmadan.

Güzelmiş “bu yaştan sonra” daha özgür hayat!

Sevdim.

Ayşegül Erden

Editör’ün Notu: Bugün sevgili Ayşegül’ün doğum günü. Her yaşın güzelliğini en güzel anlayan ve yaşayan Ayşegül’e daha nice sağlıklı, bol kahkahalı, sevdikleriyle, bizlerle birlikte upuzun yıllar dilerim.

Facebook Yorumları