Soner Yalçın’a Cevabımdır

0
491

Değerli Soner Yalçın, sanki Türkiye’deki gayrimüslimlerin son yüzyılda yaşadıklarının belgesi gibi yazdığın yazıda kendi kendinle bilmem kaç defa çelişkiye düşmektesin.

“Çok acılar çektiniz.

Linç edildiniz, idamla cezalandırıldınız.

Sinagoglarınız bombalandı… Suikastlara uğradınız…

Kan iftiralarına maruz kaldınız…

Kıyafet zorunluğuna tabii kılındınız…6 metreden yüksek ev yapmanız yasaklandı…

150 yıldır basında görmediğiniz-işitmediğiniz hakaret kalmadı…

1934’de Trakya’da, 1955’de İstanbul’da evleriniz iş yerleriniz yağmalandı, tecavüze uğradınız… Varlık Vergisi ile yıkıldınız… Ön yargıların kurbanı oldunuz…

Hep saklandınız…

Uğradığınız felaketler yazmakla bitmez…” diyorsun…

Sonrada yazının sonunda diyorsun ki “GİTME.”

Ben de sana soruyorum:  NİYE KALAYIM?

Her gün basının hakaretlerine uğramak için mi kalayım?

Her İsrael – Türkiye gerginliğinde hedef haline getirilmek için mi kalayım?

Yetmedi mi çektiklerim, sustuklarım, söyleyemediklerim, haykıramadıklarım, söylesene Soner Yalçın, ben niye kalayım?

Tarihten dem vurarak burası senin ülken diyorsan gel ben sana İsrael’de 3000 yıllık Yahudi tarihi göstereyim, canlı canlı, David’in şehrini gezelim, Yeruşalayim gerçeği neymiş bir gör…

“Anadolu seni korur” diyorsun. Aziz Nesin’i Sivas’ta koruduğu gibi mi? Alevileri Maraş’ta koruduğu gibi mi? Yoksa sen mi gelip Yahudileri koruyacaksın?

“Yahudisiz (ve kuşkusuz Rumsuz-Ermenisiz) eksik kalırız” diyorsun.

Derken güzel gibi gözüküyor da Soner Yalçın, o Rumlar’ı; “20 dolar, 20 kilo, hepsi bu, hadi yallah” diyerek 15 gün içinde sınır dışı eden TC değil mi? Sen bizim ağzımıza bir parmak bal mı çalıyorsun?

Bak Soner Yalçın, Trakya’da Kırklareli hahamı çırılçıplak soyulup sakalı yolunurken, ailesine tecavüz ediliyordu, ben oradaydım.

20 sınıf amele taburları ellerinde kazma kürekle sıtmadan kıvranırken ben oradaydım.

Varlık vergisi yüzünden Aşkale’de insanlar ölürken ben oradaydım. Varlık vergisinde gayrimüslimlerin kaybettikleri yalnız paraları değildi. Onlar ülkelerine olan güvenlerini kaybettiler. Biliyorum, çünkü oradaydım.

6-7 Eylül’de yalnız Balıklı Rum hastanesine gelen tecavüze uğramış kadın sayısı 200’den fazla idi. O kadınlar oturamıyorlardı bile. Sen yoktun, ama ben oradaydım.

Mavi Marmara’dan sonra Yahudi tüccarlara “sana olan borcumuzu Gazze’ye gönderdik” dendiğinde de ben oradaydım.

Ben kim miyim? Ben bir Türk Yahudi’siyim.

Benim yaşadığımı bana anlatma… Anlatamazsın da…

“4500 Yahudi vatandaşın Türkiye’den gitmesine canım sıkıldı” diyorsun. Nereden çıkarttın bunu? Amma da salladın be kardeşim…

Bak ben sana söyleyeyim de bilgin olsun. 2015, 2016 ve 2017 yılında toplam 500 Türk Yahudi’si İsrael’e göç etti. Üç aşağı beş yukarı hepsi bu. Bunların bir kısmı da üniversite öğrencisi. İsrael’e göç eden Yahudiler, çocuklarına Türkiye’de eğitim veremedikleri için göç etmekteler. Çok küçük bir miktarda da ekonomik sebeplerden veya aile durumlarından dolayı göç edenler vardır. Yani senin gözümüze sokmaya çalıştığın gibi antisemitizmden korktuğu için, ya da AKP’den çekindiği için ve yahut İsrael’e milliyetçi hislerle bağlı olduğundan dolayı göç eden Yahudi neredeyse yoktur.

2500 Yahudi İspanya pasaportu aldı. İspanya yüzyıllar evvel kovduğu Sefaradlar’a böyle bir hak tanıdı. Yahudiler de bu haktan istifade ettiler. İspanya’ya göç eden bir tek Yahudi yok. Bu pasaportları yurt dışına çıkarken vize ile uğraşmamak için aldılar.

Sen Yahudiler’e “gitme” diyene kadar bizzat Türklere “gitme” desene. 2017’nin sadece ilk çeyreğinde Barcelona’da binden fazla Türk ev aldı.

Sendeki bu değişikliğe de anlam veremedim. Sabetaistler’i deşifre edip Türkiye’de antisemitizmi körükleyenlerden biri idin. Kitaplarını satmak için kendine yeni yollar mı açmak istiyorsun?

En iyisi Soner Yalçın, sen İsrael’e gel. Bak burada gazetecilere çok büyük hürriyet var. Hapis filan tehlikesi de yok. Mis gibi…

Esen kal…

(Yazı, Soner Yalçın’ın 3 Ocak 2018 tarihinde Sözcü Gazetesi’nde yayınlanmış ‘Burası vatanın nereye gidiyorsun‘ başlıklı yazısına cevaben Aaron Baruch’un kişisel blogunda yayınlanmıştır.)

Aaron Baruch (Ankaralı)
http://ankarali-2001.blogspot.com.tr/2018/01/soner-yalcina-cevabimdir.html