24.7 C
İstanbul
25 Mayıs 2022, Çarşamba
spot_img

ATEŞBÖCEKLERİNİN MEZARI

Ateşböceklerinin Mezarı, Akiyuki Nosaka’nın 1945’te II. Dünya Savaşı’nda ölen kız kardeşi için yazdığı biyografi kitabı; ‘Hotaru no Haka’dan esinlenerek senaryoya uyarlanmıştı. Japonca’da ‘Hotaru’ ateşböceği demekti.

Isao Takahata’nın yazıp, yönettiği 1988 yapımı animasyon filmi, savaş karşıtı tutumuyla sinema tarihinin en gerçekçi animasyonlarından biri olarak kabul gördü…

Sannomiya İstasyonu’nun karanlık köşesinde başlıyordu film; yerde yatan ölüler ve içi kül dolu şeker kutusuyla…

Kobe, şehrinde hayatta kalmaya çalışan on dört yaşındaki Seita ile dört yaşındaki kardeşi Setsuko’nun yaşam mücadelesi anlatılıyordu…

Erkekler kahverengi, kızlar mavi renk giyiyordu. Aralarda kırmızı gibi canlı renkler de vardı. Doğanın bütün yeşili ve güzelliği hâkimdi senaryoda…

Seita, liman şehri Kobe’ye bombalı saldırı yapıldıktan sonra Setsuko’yu sırtına alıp, teyzesine taşınıyordu. İlk günler de iyi davranan teyzeleri zamanla babalarından mektup gelmemesine kızmaya başladı. Annelerinin de ölmesi üzerine daha az yemek vererek, kötü davranmaya başladı. Bunun üzerine çocuklar evi terk edip, kendi başlarına ayakta kalmaya çalıştılar.

Bu arada Japonya savaşı kaybetmiş, asker babaları, donanmayla birlikte denizde yok olmuştu.

Seita, tarlalardan sebze çalarak, evleri yağmalayarak, yiyecek bulmak istese de savaşla beraber işleri iyice zorlaşmıştı.

Setsuko’nun şekerlere bakıp koklaması, parmaklarını yalaması… Tekrar kutusuna koyup, suyla çalkalaması ve bunu ağabeyiyle içmesi… Şekerleri değerli kıldığı kadar yoksulluğu da anlatıyordu.

Bir süre sonra bakımsız kalan Setsuko, yetersiz beslenmeden ölüyordu. Bu sırada ağzına bilye alması, çamurdan pirinç topakları yapması, Seita’yı çok duygulandırmıştı.

Kardeşi için, bebeği ve şeker kutusuyla, dağ tepesinde insanlardan uzakta yalnız bir cenaze töreni düzenledi. Setsuko’ya ait küllerin birazını şeker kutusuna koyup yanına aldı. Seita, Sannomiya İstasyonu’nda bir deri, bir kemik halde öldüğünde yanında bu kutu vardı.

Takahata’nın başarılı çalışması, melodramdan öte insanlığa, insan olmanın erdemini anlatan başarılı bir çalışmaydı. Her karesinde vicdan muhasebesi yapıp, derin bir sessizliğe gömülüp, savaşın ne olduğunu yeniden sorguluyordunuz.

Birilerinin menfaatleri için açlıktan ölen çocuklar, kaybolan insanlar ve yıkılan umutlar… Film baştan sonra felsefi düşüncelerle doluydu.

Temel konu hayatta kalmak, savaş, yoksulluk, ölüm gibi temalardı. Çizgi film, diye düşündüğünüz şey, derin trajediyle gerçeğin ta kendisiydi.

Filmde şeker kutusu ve bebek, güzel bir figür olarak kullanılmıştı. Kutuyla başlayan film, yine kutuyla bitiyordu. Bebek, kız çocuğunun arkadaşı olduğu kadar sırdaşıydı, onunla beraber yakılıyordu. Şekerler, özel gibi dursa da aslında sıradan şekerlerdi; fakat çocukların içsel dünyasına vurgu yaptığı için başarılı bir imgeydi.

Olay, ateşböceklerinin etrafında dönmekteydi. Setsuko, onlara mezar yapıp, neden kısa yaşıyorlar demesiyle, kendi hayatını sorguluyordu.

“Ateşböcekleri neden bu kadar çabuk ölür?” Ateşböcekleriyle, Setsuko’nun kaderini bağdaştıran en önemli cümleydi.

Ayrıca mezar kazıyorum, annem mezarda demesi, çocuktan beklenmeyecek kadar felsefi bir cümleydi.

Annesinin kimonosunu satarak, bir torba pirinç almaları çok duygusaldı. Çocuklar bir kavanoz pirince seviniyordu; beyaz pirinç yiyeceğiz, diye. Setsuko’nun annesinin elbisesinin satılmasına itiraz etmesi, sonra teyzesinin pirinçlere el koyması da ayrı bir trajediydi.

Başlangıçta ne kadar çocuk filmi gibi görünse de aslında savaşın yaptığı tahribatı insani boyutuyla anlatılıyordu. Duygusal betimlemeleriyle, çocuğun gözünden ayrılık, yoksulluk, ölüm gibi kavramlar irdelenmişti.

Ateşböceklerinin Mezarı, savaşın topluma verdiği zararı anlattığı kadar savaş karşıtı bir filmdi de.

Yaşadığımız bu zor günlerde, kanlı eller bebekleri öldürürken, 1945’den bu yana çok şey değişmemiş, diye düşünüyor insan…!

Neslihan Minel

Facebook Yorumları

Diğer Yazıları

Bizi Takip Edin

232BeğenenlerBeğen
98TakipçilerTakip Et
339TakipçilerTakip Et
2,030AboneAbone Ol
- Reklam -

En Son Eklenenler